Rusya-Ukrayna savaşı, beklentilerin aksine hızla son bulacak gibi görünmüyor. Ukraynalı yetkililer, çatışmaların sona ermesi için şaşırtıcı bir zaman çizelgesi ortaya koyarken, müzakerelerde dile getirilen talepler barış umutlarını zora sokuyor. Özellikle Ukrayna’nın “gerçekçi” bulduğu 3 ila 5 yıllık bir savaş bitiş süresi ve Avrupa Birliği (AB) üyeliğini birincil güvenlik garantisi olarak görmesi, diplomasi masasında yeni bir açmaz yaratıyor.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Mykhailo Podolyak’ın açıklamaları, savaşın kısa sürede sona ermeyeceği ve uzun bir döneme yayılacağı yönündeki sinyalleri güçlendiriyor. Podolyak, savaşın ancak askeri bir çözümle sonuçlanabileceğini ve bu sürecin yıllar alabileceğini belirtiyor.
Ukrayna’nın “Uzun Soluklu Savaş” Senaryosu
Ukrayna’dan gelen son değerlendirmeler, ülkenin savaşın sonuna dair oldukça uzun bir perspektife sahip olduğunu gösteriyor. Yetkililer, çatışmaların 2027 veya 2029 yılına kadar, yani 3 ila 5 yıl içinde sona erebileceği bir takvimden bahsediyor. Bu uzun vadeli yaklaşımın temelinde yatan üç ana faktör bulunuyor:
- Mayın Temizleme ve Silahsızlandırma: Ülke genelindeki geniş alanlara yayılan mayınların temizlenmesi ve işgal bölgelerinin güvenli hale getirilmesi, yoğun ve zaman alıcı bir süreç gerektiriyor. Bu operasyonların tamamlanması için yıllara ihtiyaç duyulacağı ifade ediliyor.
- Altyapı Yeniden İnşası: Rusya’nın saldırıları sonucu büyük yıkıma uğrayan Ukrayna’nın şehirleri, köyleri ve kritik altyapısının yeniden inşası devasa bir maliyet ve zaman dilimi gerektirecek. Bu kapsamlı yeniden yapılanma sürecinin de yıllarca sürmesi bekleniyor.
- Savaş Suçlarının Soruşturulması ve Yargılanması: Savaş sırasında işlendiği iddia edilen suçların uluslararası hukuk çerçevesinde soruşturulması, delillerin toplanması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması uzun ve karmaşık hukuki süreçleri beraberinde getirecek.
Mykhailo Podolyak, bu takvimi “gerçekçi” olarak nitelendirerek, Ukrayna’nın diplomatik bir çözüm yerine, öncelikli olarak askeri yollarla hedeflerine ulaşma stratejisi izlediğini ima ediyor.
AB Üyeliği Temel Güvence, NATO İkinci Planda
Ukrayna’nın güvenlik stratejisindeki önemli bir değişiklik de dikkat çekiyor. Ülke, mevcut durumda NATO üyeliğini acil bir güvenlik garantisi olarak görmekten ziyade, Avrupa Birliği’ne tam üyeliği öncelikli hedef olarak belirlemiş durumda. Kiev yönetimi, AB üyeliğinin, ülkenin hem ekonomik hem de siyasi istikrarı için temel bir güvence sağlayacağına inanıyor ve bu süreci 3 ila 5 yıl içinde tamamlamayı hedefliyor.
NATO üyeliği ise, uzun vadeli bir hedef olarak kalmaya devam ediyor. Ukraynalı yetkililer, AB üyeliği sürecinin güvenlik boşluğunu dolduracağına ve ülkenin Batı bloğu ile entegrasyonunu hızlandıracağına inanıyor.
Barış Müzakereleri Neden Tıkandı?
Ukrayna’nın belirlediği bu uzun soluklu takvim ve dile getirdiği talepler, barış müzakerelerinin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor. Savaş suçlarının yargılanması ve altyapının yeniden inşası gibi konuların ateşkes veya barış anlaşmasından önce bir ön şart olarak masaya getirilmesi, Rusya ile yapılacak olası görüşmeleri karmaşıklaştırıyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi arabuluculuk rolü üstlenen liderler, diplomatik çözümün önemini vurgulamaya devam etse de, tarafların bu denli farklı ve uzun vadeli beklentileri, kısa vadede bir uzlaşıya varılmasını oldukça güçleştiriyor. Ukrayna’nın askeri çözüme olan inancı ve kapsamlı talepleri, barış sürecini daha da belirsiz hale getiriyor.


