Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), vatandaşların kamu hizmetlerinden daha etkin ve adil bir şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetleri içeren 2025 Yıllık Raporu’nu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, raporu bizzat TBMM Başkanı’na takdim ederek, kurumun 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çalışmalar, alınan başvurular, incelenen konular ve idareye sunulan tavsiyeler hakkında detaylı bilgi verdi.
Bu rapor, KDK’nın kamu hizmetlerinin kalitesini, şeffaflığını ve insan haklarına uygunluğunu denetleme misyonunun bir aynası niteliğinde. Rapor, idarenin işleyişinde karşılaşılan sorunlara ışık tutarken, vatandaş odaklı bir yönetim anlayışının geliştirilmesi için önemli öneriler sunuyor.
2025 Yılında Öne Çıkan Başvuru Alanları ve Çözümler
KDK’nın 2025 yılı boyunca aldığı başvurular, vatandaşların en çok hangi kamu hizmetlerinde sorunlar yaşadığını gözler önüne serdi. Raporda yer alan verilere göre, en fazla başvuru sırasıyla eğitim, kamu personel yönetimi, imar ve şehircilik ile sosyal güvenlik alanlarından geldi. Kurum, bu başvuruların önemli bir kısmını dostane çözüm, tavsiye kararı veya ilgili idare ile uzlaşma yoluyla sonuçlandırdı.
- Eğitim: Özellikle uzaktan eğitim süreçleri, sınavlara erişim ve burs başvuruları konularında yoğun şikayetler alındı. KDK, bu alandaki tavsiyeleriyle eşit eğitim fırsatlarının artırılmasına katkı sağladı.
- Kamu Personel Yönetimi: Atama, yükselme, disiplin süreçleri ve özlük haklarına ilişkin başvurularda artış gözlemlendi. Kurum, liyakat ve adalet ilkelerinin uygulanması yönünde kritik uyarılarda bulundu.
- İmar ve Şehircilik: Ruhsatlandırma, kentsel dönüşüm ve altyapı hizmetlerine yönelik şikayetler, idarenin şeffaflık ve katılımcılık ilkelerine daha fazla özen göstermesi gerektiğini ortaya koydu.
- Sosyal Güvenlik: Emeklilik işlemleri, sağlık hizmetlerine erişim ve prim ödemeleri konularında gelen başvurular, sistemdeki bürokratik engellerin azaltılması gerektiğini gösterdi.
Başdenetçi Malkoç, raporun sunumu sırasında yaptığı açıklamada, “KDK olarak temel amacımız, vatandaşlarımızın idare karşısında haklarını savunmak ve iyi yönetim ilkelerinin tüm kamu kurumlarında yerleşmesine katkıda bulunmaktır. 2025 raporumuz, bu doğrultudaki kararlılığımızı ve elde ettiğimiz başarıları gözler önüne seriyor. Raporda yer alan tespitler ve tavsiyeler, Türkiye’nin yönetim kalitesini daha da artırmak için yol gösterici olacaktır,” ifadelerini kullandı.
KDK’nın Etki Alanı ve Kurumsal Gelişmeler
2025 yılı, KDK’nın ulusal ve uluslararası alanda etkinliğini artırdığı bir dönem oldu. Kurum, uluslararası ombudsmanlık ağlarındaki aktif rolünü sürdürürken, Avrupa Ombudsmanlar Birliği toplantılarına ev sahipliği yaparak Türkiye’nin iyi yönetim ve insan hakları alanındaki taahhüdünü bir kez daha gösterdi. Ayrıca, vatandaşlara ulaşmak ve şikayet mekanizmalarını tanıtmak amacıyla çeşitli farkındalık kampanyaları ve bilgilendirme toplantıları düzenlendi.
Raporda, KDK’nın idari yargı ile olan ilişkileri ve yargı kararlarına etkileri de detaylıca incelendi. Kurumun tavsiye kararlarının idare tarafından benimsenme ve uygulanma oranının yüksek olması, KDK’nın kamu yönetimindeki saygın ve yapıcı rolünü pekiştirdi. Bu durum, idarenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uyum sağlama konusundaki gelişimini de göstermektedir.
Geleceğe Yönelik Vurgular ve Öneriler
2025 Yıllık Raporu, sadece geçmişin bir değerlendirmesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe yönelik önemli öneriler ve hedefler de sunuyor. KDK, kamu hizmetlerinin dijitalleşme sürecinde ortaya çıkabilecek yeni sorun alanlarına dikkat çekerek, yapay zeka ve büyük veri gibi teknolojilerin insan hakları odaklı bir yaklaşımla kullanılması gerektiğini vurguladı.
Başdenetçi Malkoç, raporun TBMM’de milletvekillerinin takdirine sunulmasının, KDK’nın bağımsız ve tarafsız çalışma prensibinin bir göstergesi olduğunu belirtti. Meclis’in raporu değerlendirmesi ve ilgili komisyonlarda ele alması bekleniyor. Bu kapsamlı rapor, kamu yönetiminde adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirmek adına önemli bir referans belge olma özelliği taşıyor.


