ANKARA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması yönündeki çağrılara destek verdiğini açıkladı. Parti, bu sürecin 1998 tarihli Adana Anlaşması temelinde ilerlemesi gerektiğini belirtirken, Kürt sorununun çözümü ve Suriye ile kalıcı barış için Abdullah Öcalan’ın kilit bir aktör olarak sürece dahil edilmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki kalıcı barışın sağlanması ve Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi için çok boyutlu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Parti, mevcut iktidarın Suriye ile yürüttüğü tek taraflı ve taktiksel görüşmelerin kalıcı sonuçlar doğurmadığını savunarak, daha geniş katılımlı ve kapsamlı bir diyalog çağrısı yaptı.
Adana Anlaşması Temelli Yaklaşım
DEM Parti, Türkiye ve Suriye arasında 1998 yılında imzalanan Adana Anlaşması’nın, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden tesisi ve bölgesel istikrarın sağlanması için “sağlam bir zemin” oluşturduğunu ifade etti. Açıklamada, anlaşmanın terörle mücadele ve sınır güvenliği gibi konulara odaklanmasının yanı sıra, iki ülke arasında diplomatik ve siyasi diyaloğun yeniden canlandırılması için bir başlangıç noktası olabileceği belirtildi.
Parti, mevcut hükümetin 2022 yılından itibaren özellikle Rusya’nın arabuluculuğuyla Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile başlayan ve sonrasında kesintiye uğrayan temaslarını anımsatarak, bu girişimlerin eksik kaldığını savundu. DEM Parti’ye göre, sadece güvenlik odaklı veya belli grupları dışlayan yaklaşımlar yerine, Suriye halklarının tamamını kapsayan ve bölgesel dinamikleri gözeten bir anlaşma hedeflenmeli.
Öcalan’ın Rolüne Vurgu
DEM Parti’nin açıklamasındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Abdullah Öcalan’ın Suriye ile ilişkilerin normalleşmesi ve Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü sürecindeki kritik rolüne yapılan vurguydu. Parti, Öcalan’ın “demokratik çözüm ve barışın anahtarı” olduğunu öne sürerek, onun tecridinin kaldırılması ve sürecin aktif bir parçası haline getirilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’nin Suriye ile kapsamlı bir anlaşma yapabilmesinin ve bölgede kalıcı barışı tesis edebilmesinin yolu, Öcalan’ın özgürlüğü ile Kürt sorununun demokratik çözümü için gerekli adımların atılmasından geçmektedir. Öcalan’ın fikirleri ve katkıları olmadan ne Suriye sorunu ne de Türkiye’deki Kürt meselesi kalıcı olarak çözülemez.” Parti, Suriye’deki Kürtlerin statüsünün de bu kapsamlı çözüm paketinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kapsamlı Çözüm Çağrısı
DEM Parti, Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geleceğinin, tüm tarafların katılımıyla şekillenecek kapsayıcı bir “demokratik çözüm paketi” ile mümkün olabileceğine inanıyor. Bu paketin sadece diplomatik ve güvenlik boyutlarını değil, aynı zamanda insani, kültürel ve ekonomik işbirliğini de içermesi gerektiğini vurgulayan parti, Suriye’deki mülteci sorununun çözümü için de uluslararası hukuka uygun ve gönüllü geri dönüşleri esas alan bir yaklaşımın benimsenmesini istedi.
Son olarak, DEM Parti, Türkiye’nin kendi iç barışı ve bölgedeki etkin rolü için Suriye ile “masaya samimiyetle oturması” ve bu masada tüm paydaşların sesinin duyulduğu bir süreci işletmesi gerektiğini yineledi. Parti, “Demokratik bir Türkiye, demokratik bir Suriye ile mümkündür” diyerek, bölgesel barışın iç barışla doğrudan bağlantılı olduğunu mesajını verdi.


