Türkiye genelinde emekliler, kendilerine yapılan yüzde 13’lük maaş zammına tepki göstermek ve yaşadıkları geçim sıkıntısını dile getirmek için hükümete yönelik sert bir çağrıda bulundu. Emekliler, bu zam oranıyla hayatlarını idame ettirmekte büyük güçlük çektiklerini belirterek, temel gıda ürünlerine dahi ulaşamayacak duruma geldiklerini ifade etti. Bu %13’lük artışla nasıl yaşayacakları sorusu, eylemlerin ve toplumsal tartışmaların ana gündem maddesi haline geldi ve emekliler bu zamla geçinmenin mümkün olmadığını açıkça dile getirdi.
Ekonomik koşulların ağırlaşması ve yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşlarının kendilerini zor durumda bıraktığını vurgulayan emekliler, durumu protesto etmek amacıyla kuru soğan ve ekmekle eylem yaptı. “Böyle giderse soğanı, ekmeği de bulamayacağız. Yüzde 13 zam ile nasıl yaşayacağız biz de bilmiyoruz” şeklindeki isyan dolu sözler, emeklilerin içinde bulunduğu çaresizliği gözler önüne serdi. Emeklilerin bu zam oranıyla geçimlerini sürdürmesinin imkansız olduğu mesajı, eylemlerin temelini oluşturdu ve bu zamla geçimlerini sürdüremeyecekleri cevabını yinelediler.
Emeklilerin Sesinden Yükselen İsyan ve Geçim Derdi
Emekliler, yaşam standartlarının her geçen gün düştüğünü ve temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandıklarını dile getirdi. Yapılan yüzde 13’lük zammın, market fiyatlarındaki artış, kira, faturalar ve ilaç giderlerindeki astronomik yükseliş karşısında adeta yok hükmünde kaldığını savunan vatandaşlar, adil ve insanca bir yaşam sürmek için yetkililerden somut adımlar bekliyor. Pek çok emekli, özellikle büyük şehirlerde kira ödemekte, temel beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlandıklarını vurguluyor. Bu durum, onların sosyal hayattan izole olmasına ve yaşam kalitelerinin düşmesine yol açıyor.
- Yüksek Enflasyon ve Alım Gücü Kaybı: Emekliler, maaşlarına yapılan zammın resmi enflasyon oranlarının dahi gerisinde kaldığına dikkat çekerek, alım güçlerinin her geçen gün daha da düştüğünü ve geçmiş yıllara kıyasla çok daha yoksullaştıklarını belirtti. Emekli maaşlarının erimesi, ülkedeki genel ekonomik durumun bir yansıması olarak görülüyor.
- Temel Gıda Krizi ve Sembolik Eylem: Protestolarda kullanılan kuru soğan ve ekmek, sadece bir sembol olmanın ötesinde, emeklilerin en temel gıda ürünlerine dahi ulaşmakta zorlandığının, sofralarından en basit ürünlerin bile eksik olduğunun acı bir göstergesi olarak öne çıktı. Bu eylem, toplumun dikkatini emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa çekmeyi amaçladı.
- Borç Bataklığı ve Psikolojik Baskı: Artan geçim sıkıntısı, emeklileri zorunlu olarak borçlanmaya iterken, bu durum aynı zamanda ciddi psikolojik baskı ve stres yaratmakta, yaşlı nüfusun yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Birçok emekli, yaşamlarını sürdürebilmek için ek işler yapmak veya çocuklarının desteğiyle ayakta durmak zorunda kaldığını belirtiyor.
Hükümete Yönelik Net Çağrı ve Beklentiler
Protestolarında hükümete seslenen emekliler, sadece hayatta kalabilecekleri değil, aynı zamanda toplumun aktif birer üyesi olarak sosyal yaşama katılabilecekleri, torunlarına harçlık verebilecekleri, doktor ve ilaç parası düşünmeden yaşayabilecekleri insanca bir maaş talep etti. Emeklilerin bu çağrısı, toplumun geniş kesimlerinden, özellikle genç kuşaklardan da destek buldu. Toplumun her kesiminin, emeklilerin ekonomik refahının ülke için bir sorumluluk olduğunun farkında olduğu görüldü.
Talepler arasında, maaş zamlarının enflasyon oranlarının çok üzerinde, refah payı da eklenerek belirlenmesi, emeklilere yönelik sosyal desteklerin (ulaşım, ısınma, sağlık vb.) artırılması ve ekonomik krizin etkilerini kalıcı olarak azaltacak yapısal çözümler üretilmesi yer alıyor. Hükümetin, ülkenin en deneyimli ve fedakar kesimlerinden biri olan emeklilerin bu haklı feryadına kulak vermesi, onların yaşam koşullarını iyileştirecek somut ve kapsayıcı adımlar atması bekleniyor. Aksi takdirde, toplumsal gerilimin artabileceği ve ekonomik adaletsizlik algısının derinleşebileceği uyarısı yapılıyor.
Emeklilerin bu eylemi, sadece ekonomik bir talep olmanın ötesinde, yaşlı nüfusun toplumsal refah ve adalet beklentisini de yansıtıyor. Toplumun en deneyimli ve fedakar kesimlerinden biri olan emeklilerin sesinin duyulması, genel ekonomik istikrar ve sosyal barış açısından büyük önem taşıyor. Onların hak ettikleri değeri görmeleri ve insanca bir yaşam sürmeleri, çağdaş bir toplum olmanın temel koşullarından biridir.
Emekliler Hükümete Seslendi: “%13 Zamla Nasıl Geçineceğiz?”
Emeklilerin bu soruya cevabı oldukça net ve acı vericidir: Mevcut %13’lük zam oranıyla, artan hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon karşısında insanca bir yaşam sürdürmek, temel ihtiyaçlarını karşılamak ve insana yakışır bir hayat yaşamak mümkün değildir. Emekliler, bu oranla değil sadece geçinmek, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamdan da kopuk, yoksunluk içinde bir hayat sürmeye mahkum edildiklerini ifade etmektedirler. Onların talebi, yaşam koşullarını iyileştirecek, enflasyon karşısında ezilmeyen, onurlu bir emeklilik sağlamaktır.
















